Kaz Dağları’nın eteğinde, Edremit Körfezi’ne bakan yamaçlarda yer alan Adatepe Köyü, yüzyıllardır varlığını koruyan özel bir yerleşim. Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı bu küçük köy, sadece mimarisiyle değil, taşıdığı ruhla da zamandan bağımsız bir yaşam alanı sunuyor.
Adatepe’nin geçmişi antik dönemlere kadar uzanıyor. İlyada Destanı’nda adı geçen İda Dağı’nın eteklerindeki bu köy, tarih boyunca Rum ve Türk halklarının bir arada yaşadığı bir yer olmuş. Bugün köyde gördüğümüz taş evlerin çoğu, 19. yüzyılın sonlarına doğru Rum taş ustaları tarafından inşa edilmiş. Bu evler, yıllar içinde aslına sadık kalınarak restore edilmiş ve bugün hâlâ o dönemin izlerini taşıyan bir bütünlük sunuyor.
Köy, 1989 yılında kentsel sit alanı ilan edilerek koruma altına alındı. Bu karar, Adatepe’nin hem doğal yapısının hem de mimari karakterinin gelecek nesillere ulaşmasını sağladı. Taş evler, dar sokaklar, köy meydanındaki çınar ağaçları ve simgesel yapılar, geçmişle bugünün uyum içinde bir arada yaşayabileceğini gösteriyor.
Adatepe’nin bugün sahip olduğu sadelik, bilinçli bir seçim. Burada hiçbir şey aceleye getirilmiyor. Saatler yavaş akıyor, zamanın kendine has bir ritmi var. Sabah kahveleri çınar gölgesinde içiliyor, akşam sohbetleri taş avlularda sürüyor.
Köyün simgelerinden biri olan Taşmektep, bugün hem kültürel bir durak hem de belleği canlı tutan bir yapı olarak önem taşıyor. Bunun dışında çevredeki yürüyüş rotaları, Zeus Altarı ve zeytinliklerle çevrili patikalar da köyü sadece tarihi değil, doğal bir deneyime dönüştürüyor.
Adatepe, huzur arayanların, sadeleşmek isteyenlerin ve biraz durmak isteyenlerin köyü.
Ve biz de Perlacia Adatepe olarak bu köyün bir parçası olmaktan, bu sessizliğe ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz.